Allah'ın Dini
Rabiim bizi (ailem) doğru yola ile. Bize hidayet nasib et. Bana SALT SENİN DİNİNİ yaşamayı nasbi et....
dualarımın bir parçası. çok sık kullandığım bir dua. BANA SALT SENİN DİNİNİ YAŞAMAYI NASİB ET.
Bakara suresi tamamı itibarıyla Fatiha suresinde insanın duasına bir icabettir. isterseniz tamamını teferruatlandıralım.
FATİHA SURESİ ( KİTABIN ANASI "ümmül kitab" )
1-Rahman ve Rahim olan Allahın adıyla ( adına )
2,3,4-Hamd Rahman, Rahim ve Din gününün Maliki olan Allah içindir (-adır ).
5-Yalnız sana kulluk eder ve yalnız senden yardım dileriz.
Bu kısma kadar olan kısım konumuzu pek ilgilendirmediğinden dikkaate almadım
6-Bizi Doğru yola ilet.
7-Kendilerine nimet verdiklerinin yoluna, gazaba uğrayanların ve sapıkların yoluna değil.
Fatiha suresi ilk inen TAM suredir. son iki ayeti tam bir dua biçimindedir. Resmi sırlamada(1) Fatiha suresinin hemen ardından BAKARA suresinin gelmesinin müthiş bir bağlamı vardır. şöyleki " İhdina sıratel mustaki - bizi doğru yola ilet Fatiha-6" duasına hemen bir cevaptır. Zaten surenin girişinde "huden lilmuttakiny - Allahtan sakınanlar için bir Rehberdir. şeklinde bir ibare geçmektedir " mavi renkle belirttiğim iki kelime aynı kökten türetilmişlerdir. birisi dua babındadır(2) diğeri mastar.
BAKARA SURESİ
1- Elif, Lam, Mim
2- Bu kendisinde hiç bir şüphe-çelişki olmayan bir kitabtır ( zımnen bu sure veya tüm kuran ) ve Allahtan korkup-sakınanlar için doğru yolan ileticidir.
3- Onlar gayba inanırlar, namazlarını Doğrulturlar ( ikame ederler ) ve kendilerine verdiğimiz tüm rızıklardan Allah yolunda harcarlar.
4- Ve onlar sana indirilene ve senden önce indirilenlere iman ederler ve Ahiretede kesin bir bilgiyle inanırlar.
5- İşte bunlar Allahtan bir hidayet üzeredirler ve işte bunlardır felaha-kurtuluşa ulaşanlar.
...
Bakara suresi Fatiha suresinin peşinden gelen bir sure olarak ve Oradaki duaya bir icabet olarak incelendiğinde 3 bölüme ayrılır.
1. Bölüm - 1 ila 40. ayetler İNSAN tabiyatına atfen söylenmiş sözler. İnsanı anlatır, İnsan kimdir, kaç psikolojik durumu vardır. Bu durumlara nasıl girer ve nasıl durumunu sürdürür.
2. Bölüm - 40 ila 142. ayetler Fatihada edilen duada " kendilerine nimet verdiklerinin yoluna " söylenen bu sözün getirisi, yükümlülükleri, bunu ihsan ettiği daha önceki nesiller, onların sarfettikleri hayat. övgüye mashar olunanlar - gazaba uğratılanlar. Vahy-Nübüvvet-Ümmet nimetinin ( extra rahmetin ) yükümlülüğü
3. Bölüm - 142 ila 286. ayetler. bu kısımda da yeni inşa olunan ümmetin SINIR taşları, yükümlülükleri, dikkat etmesi gereken hususları nı ihtiva eder.
2. bölüm olan kısım tamamen önceki vahyin taşıyıcılarına ayrılmıştır. İsrailoğullarına lutfedilen NİMETLERİ ve NANKÖRLÜKLERİNİ aktarır. Bakara suresinin ismini aldığı "SIĞIR KESME " hadisesi de bu bölüme giriyor. Ayetleri aktarayım... Lütfen Okuyun
Bakara Suresi
67- Hani Musa kavmine: "Allah, muhakkak sizin bir sığır kesmenizi emrediyor" demişti. "Bizi alaya mı alıyorsun?" dediler. (Musa) "Cahillerden olmaktan Allah'a sığınırım" dedi.
68- "Rabbine adımıza yalvar da, bize niteliklerini açıklasın" dediler. (Musa, Rabbine yalvardıktan sonra) "Şüphesiz Allah diyor ki: O ne pek geçkin, ne de pek genç, ikisi arası dinç(likte bir sığır olmalı)dır. Artık emrolunduğunuz şeyi yerine getirin" dedi.
69- (Bu sefer) dediler ki: "Rabbine adımıza yalvar da, bize rengini bildirsin." O: "(Rabbim) diyor ki: O, bakanların içini ferahlatan sarı bir inektir" dedi.
70- (Onlar yine:) "Rabbine adımıza yalvar da, bize onun niteliklerini açıklasın. Çünkü bize göre sığırlar birbirine benzer. İnşaAllah (Allah dilerse) biz doğruyu buluruz" dediler.
71- (Bunun üzerine Musa, “Rabbim) diyor ki: O, yeri sürmek ve ekini sulamak için boyunduruğa alınmayan, salma ve alacası olmayan bir inektir" dedi. (O zaman): "Şimdi gerçeği getirdin” dediler. Böylece ineği kestiler; ama neredeyse (bunu) yapmayacaklardı.
Surenin ismini burdan alması çok dikkate şayan bir hadisedir. Bu ayetleri ilk okuduğumda " bu tavırlarının neden yerildiğini anlayamamıştım. Tabi tali kaynaklar kulanınca anlamak için bir sürü bilgiye ulaşmış oluyorsunuz. ama bu bilgiliere neden ihtiyaç duymalıyım ki. Kuran yalnız başına bir konuyu anlatmak için yeterli değilmidir. Extra kaynaklardan edinilen bilgiler insanın ayetleri kendi üstüne almasını engelliyor. hem kuran bir kıssayı anlatırken, isim vermemesi, yer belirtmemesi, zaman belirtmemesi, konu için seçtiği kısmın ebatları, kaç ayet kapladığı.... tüm bunlar yeterli değilmidir. dikkate alınmasını istediği gerçek için. Bu ayetleri okurken " kulun Allahtan isteklerde bulunmasının, yerilecek bir durum olmadığını düşündüm " yani kul Rabbinden HİDAYET istiyorken, NİMET istiyorken...Eş istyorken...İş istyorken.... yerilmiyorda bir ibadetin içeriğinin detaylandırılmasını isterken yeriliyor. bu olacak bir şey değildi. Tali kaynaklara baktığınızda bir sürü extra bilgi ile düşüncelerini başka yönlere kaydırılıyor. tabi bu çeşitlilik güzeldir. ama SALT KURAN ANLATIMINI zedelememesi için öncelikle tavsiye edilmemelidir.
Bu ayetlere istinaden sarfedilmiş sözler dizinleri elbette oldukça çoktur. Ayetleri Kurandan koparmadan ve Salt kuranla anlamak bizim için daha isabetli olacaktır.
Ayetlerin diziminde Allahın önceki ümmetlere yüklediği bir yükümlülüğe karşı, ümmetin Allahtan yükümlülüğü teferruatlandırmasını istediğini görüyoruz. Hüküm BASİT iken teferruata tabi tutularak zorlaştırılıyor. Burada Rasulun buhariden bir hadisini hatırlıyorum " Gücünüzün yettiği kadarı ile kendinizi mükellef kılınız. Zira Kul usanmadıkça Allah usanmaz " Allahın istediğini en asgarda ( microda ) algılayıp hayata koyulmaları işlevi tamamlamış olmalarına yeterli olacaktı. lakin belki önemsediklerinden, belki Çok özendiklerinden,(5) kesilecek sığır bilgilerini istemeye devam edierek yükümlülüklerini nerdeyse yapamaz hale getiriyorlar.
Rasulun " sizden öcekilerin yolunu adım adım izleyeceksiniz" ibaresi VUKUU buldu. Zira ümmeti Muhammed her işlerinde isabet olması için Allahın merhametini bir kenara itip kendi amelinin üstünlüğüne ezilerek dinlerinde erozyona başldılar. İfrat ve Tefrit hadisesi. Öyle akademik çalışmalar yapıldı ki kimse KURAN la amel edemez hale geldi. Allah Nübüvvetin ve Vahy in böyle bir yükü de peşinden getirdiğini dile getiriyordu bakara suresinde. İsrail oğulları Ümmeti Muhammed için kitab ta çok zikredilen bir kavim. ÖNCEKİ vahy in taşıyıcıları.
Tabiki üretilenler çok güzel. Ne kadar ince elenmiş sık dokunmuş demekten alıkoyamıyor insan kendini. Bu ne muazzam bir SANAT eseridir dememek için kör olmak lazım. Yalnız SALT KURAN hükmüne tabi oluş ortadan öyle soyutlanmış ki, insanlar din dediklerinde Ellerine KURAN değilde FIKIH kitabları düşüyor. hemen namazda aykların arası kaç parmak açılacak, tehiyyatta ki şehadet parmağının olayı ney?, eller göbek izasında nasıl bağlanır..... vs vs. iş budaklanınca DİN ZORLAŞMIŞ. halbuki "Allah, size kolaylık diler, zorluk dilemez."(2/185) (3). tarih seyrederken NAFİLE ( hediye- isteyerek yapılan, fazladan ) ibadet ile FARZ ( mecburi, yükümlü olunan ) birbirine karışmış ve hemen hemen hepsi FARZ başlığı altına alınmış. DİN ZORLAŞMIŞ.
Biz fatihada dua ederken " bizi doğru yola hidayet et kendilerine nimte verdiğin insanların yolun gazabauğrayanların ve sapmışlarınkine değil " diyorduk. Kendilerine nimet verilenler. İsrailoğullarıdır ki bu nimet Nübüvvet ve Vahy dir. ( bakara suresi 41-42 "en amte aleykum" lafzı). gazaba uğrayanlar ve sapmışlarda yine israil oğullarıdır. Gazaba uğrayanları YAHUDİLER, Sapmışlarıda Hristiyanlar olarak aktarır kuran.
"De ki, Allah katında yeri bundan daha kötü olanı size haber vereyim mi? Allah'ın kendilerine lanet ve ga-zab eylediği ve aralarından bir kısmını maymun, domuz veya tağut tapıcısı yaptığı kimseler."
" De ki: "Ey Kitap Ehli, haksız yere dininiz konusunda aşırı gitmeyin ve daha önce sapmış, birçoğunu saptırmış ve dümdüz yoldan kaymış bir topluluğun heva (istek ve tutku)larına uymayın."(Maide: 5/77 ) (4)
biz bu duamıza Allahtan cevab aldık. Vahy ve nübüvvetle yükümlü kıldı bizi. şimdi ise bu yükümlüğün sorumluluğunu taşıyarak iki yanı GAZAB ve SAPIKLIK olan bir HİDAYET köprüsünde yürüyoruz. Bizim SALT Allahın dinine ihtiyacımız var. Hidayet köprüsünde Sapıklık ve Gazab ikilemine karışmadan yürüyebilmemiz için. Allahın KIRMIZI hatları bilinmeli. İnsanlar Kuran ile amel edebilmeli/amel etmeli. Fazlası TAKVADANDIR. ama bu tebliğe şayan bir değer, vitrinde olması gereken bir değer değildir. Dini ZORLAŞTIRMADIR.
" işlerim arasında aktardığım bir hadise. biraz kopuk ve az ruhlu oldu. "
Selamun Aleykum
Tevhid GENÇ
22-01-2008
10:40
1) İniş sıralaması şu anki mushaf sıralaması ile eş değildir. inişte bazı vahiy katiblerine göre ( alak-kalem-müzemmil-müddesir-fatiha... Hz Osmanın mushafı) bazılarına göre ( Alak, Nun ( kalem ), duha, müzemmil, müddesir, fatiha.. ibn Abbas ) bazılarına göre ( Alak, nun, müzemmil, müddesir, mesed... Cafer ed-sadık ) şeklindedir. Allah en iyisini bilir. Hz Ebu bekr mushafı kaydettirirken Rasulun son arz ediş şekline göre kaydetirdiği nakledilmiştir. Rasulullahın 10+ vahiy katibi olduğunu kaydeder tarih. bu vahy katiblerinden bir kısmı :
Ebu Bekir, Ömer b. el-Hattab, Ali b. Ebi Talib, Osman b. Affan, Amr b. el-As, Muaviye, Şurahbil b. Hasene, Muğire b. Şu'be, Muaz b. Cebel, Hanzele b. er-Rebi', Cehm b. es-Salt, Huseyn en-Nemerî, Zubeyr b. el-Avvâm, Amir b. Fuheyre, Ebân b. Said, Abdulah b. Erkâm, Said b. Kays, Abdullah b. Zeyd, Halid b. Velid, Alâ b. el-Hadremî, Abdullah b. Revâha, Huzeyfe b. el-Yemân, Muhammed b. el-Mesmele vs. (İbn Hacer el-Askalanî, Fethu'l-Barî bi Şerhi Sahihi'i-Buharî, Bulak 1300, IX,18; Ahmed b. Ebi Ya kub, Tarihu Ya'kûbî, Necef,1385, II, 64).
Soruları olanlar lütfen sorsunlar...
2) çok ilginçtir. kuranda dua formunda olan tüm ayetler emir kipindedir. burada olduğu gibi İHDİNA-bizi doğru yola ilet. geri kalan mütavazilik,eziklik KALBİN içerisindedir...
3) İlavete bir sürü Kolaylık ayeti aktarabilirim...
4) ayetlerin hristiyanlar ve yahudilere atfen söylendiği yine aynı ayetlerin içerisinde bulunlukları konu bütünlüğünde açık bir şekilde anlaşılmaktadır. yin bu bağlamda Adiy b. Hatem in müslüman olma hadisesini aktaran bir HADİSTEDE görebiliyoruz. Tilmizi
5) israiloğulları fravun zulmunden kurtulduktan sonra ve bir sürü nimete mazhar olduktan sonra bu denli bir hassasiyete Rablerini memnun etmek için girişmiş olabilirler.